Ampiyem (Plevral Enfeksiyon)
Ampiyem, plevra boşluğunda biriken sıvının iltihaplanarak irinli hale gelmesidir. Empiyem veya pleural empyema şeklinde de yazılır. Zatürre komplikasyonu olarak ortaya çıkabilir ve tedavi gerektirir.
Bilgilendirme amaçlıdır; tanı yerine geçmez.
Kısa yol
Şu isimlerle de geçebilir
İçindekiler
Ne anlama gelir?
Ampiyem, plevra boşluğunda biriken sıvının enfekte olup cerahat (irin) içermesi durumudur. Basit plevral efüzyonun ilerleyip yoğun, bölmeli ve iltihaplı hale gelmiş şeklidir. Raporlarda “komplike efüzyon”, “septalı plevral koleksiyon” veya pleural empyema gibi ifadelerle anılabilir. Zatürre sonrası en sık görülen komplikasyonlardan biridir. Daha fazla açıklama için radyoloji terimleri sayfasına bakabilirsiniz. Toraks bölgesine aittir. Ampiyem, plevral efüzyonun enfekte ve yoğun içerikli hale gelmesidir; bu nedenle “komplike plevral efüzyon” ifadesi ampiyem lehine yorumlanabilir. BT’de septalı plevral koleksiyon görülmesi ampiyem açısından güçlü bir bulgudur.Tehlikeli midir?
Ampiyem ciddi bir enfeksiyon tablosudur ve tedavi edilmezse sepsis veya kronik ampiyem gelişebilir. Günümüzde antibiyotik ve drenajla çoğu vakada kontrol altına alınabilir, ancak gecikme akciğerin sıkışmasına ve fibrotoraksa yol açabilir. Bu nedenle ampiyem, plevral efüzyona göre daha acil ve ciddidir. Enfeksiyonun yayılmasını önlemek için antibiyotik ve drenaj geciktirilmeden başlanmalıdır. Tedavi gecikirse fibrotoraks gelişip akciğeri kısıtlayabilir. Yüksek ateş ve yan ağrısı varlığında ampiyem olasılığı artar. Bu nedenle hızlı tedavi önemlidir.Hangi durumlarda önemlidir?
Ampiyem her durumda önemlidir çünkü kapalı bir boşlukta cerahat birikimi söz konusudur. Şeker hastaları, yaşlılar ve bağışıklığı düşük kişilerde daha ağır seyredebilir. Loküle (bölmeli) ampiyemlerde tüp drenajı yeterli olmayabilir ve cerrahi (VATS) gerekebilir. Uzun süreli ampiyemde kalın zar gelişir ve dekortikasyon gerekebilir. Zatürre tedavisine rağmen ateşin düşmemesi veya sıvının artması ampiyem açısından uyarıcıdır. Kullanıldığı bölge(ler): Plevra boşluğu; sıvının yerleşimine göre tarif edilir. Hangi görüntüleme yöntemlerinde görülür? Akciğer grafisi (röntgen) sıvıyı gösterir; BT lokülasyon ve plevral kalınlaşmayı ortaya koyar. US lokülasyonları ve drenajı yönlendirmede çok değerlidir. Bağışıklığı zayıf hastalarda ampiyem daha ağır seyredebilir. Loküle koleksiyonlarda tüp drenajı yetmeyebilir; cerrahi temizleme gereksinimi bu nedenle önemlidir. Ampiyem şüphesinde sıvıdan örnek alınması tanıyı kesinleştirir ve uygun antibiyotiği seçmeye yardım eder. Erken müdahale çok etkilidir.Ne zaman doktora başvurmalı?
Ampiyem şüphesi varsa hızlı değerlendirme ve hastane takibi gerekir. Antibiyotik tedavisi ve plevral drenaj çoğu zaman temel yaklaşımdır. Tedaviye rağmen ateş devam ediyorsa veya sıvı bölmeli ise cerrahi görüşü istenebilir. Taburculuk sonrası ateş veya göğüs ağrısı yeniden başlarsa gecikmeden başvurun. Tedavi sonrası klinik ve görüntüleme ile iyileşme mutlaka izlenmelidir. Ateşin düşmemesi veya sıvının artması durumunda yeniden değerlendirme gerekir. Drenaj sonrası solunum egzersizleri ve erken mobilizasyon, akciğerin yeniden genişlemesine yardımcı olur. İyileşme sonrası kontrol filmi istenebilir.Sık sorulanlar
Ampiyem ameliyat gerektirir mi?
Her zaman değil. Birçok vakada antibiyotik ve tüp drenajı yeterlidir. Loküle ampiyemlerde VATS veya dekortikasyon gerekebilir.
Ampiyemden sonra akciğer normale döner mi?
Erken ve uygun tedaviyle çoğu zaman evet. Gecikmiş vakalarda fibrotoraks gelişebilir ve kalıcı kısıtlılık kalabilir.
Ampiyem bulaşıcı mı?
Ampiyemin kendisi bulaşıcı değildir; ancak altta yatan etken (ör. tüberküloz) bulaşıcı olabilir. Bu nedenle nedenin belirlenmesi önemlidir.
Tıbbi gözden geçirme
Dr. Mehmet Hakan Pıçak
Son tıbbi gözden geçirme:
Son güncelleme:
Not: Bu içerik bilgilendirme amaçlıdır; tanı ve tedavi yerine geçmez.
İlgili terimler
Görüşünüzü netleştirin
Raporunuz hakkında hızlı ve güvenilir ikinci görüş alın.
Bu sayfada yer alan bilgiler yalnızca genel bilgilendirme amaçlıdır. Tanı veya tedavi amacı taşımaz. Sağlık sorunlarınız için mutlaka ilgili hekime başvurunuz.