Subplevral nodül
Subplevral nodül, akciğerin plevraya yakın bölgesinde görülen küçük nodülü tanımlar. Çoğu zaman küçük ve iyi huyludur; izlem yaklaşımı boyut ve risklere göre değişir.
Hastaların radyoloji raporlarında karşılaştığı terimleri, sade ve korkutmayan bir dille açıklayan rehber.
Raporlarda en sık karşılaşılan ifadelerden hızlı başlangıç.
Subplevral nodül, akciğerin plevraya yakın bölgesinde görülen küçük nodülü tanımlar. Çoğu zaman küçük ve iyi huyludur; izlem yaklaşımı boyut ve risklere göre değişir.
Cilt altı amfizemi, deri altında hava birikmesidir. Raporlarda “subkutan amfizem” olarak da geçer ve genellikle travma veya cerrahi sonrası ortaya çıkar. Çoğu zaman altta yatan hava kaçağının işaretidir.
Nazal polip, burun ve sinüs mukozasından gelişen iyi huylu yumuşak doku oluşumudur. Polipoid değişiklik olarak da ifade edilir ve çoğu zaman kronik inflamasyonla ilişkilidir.
Disk protrüzyonu, omurgadaki diskin hafif dışa taşmasını ifade eder. Çoğu zaman bel/boyun ağrısı ile ilişkilidir ve klinikle birlikte değerlendirilir.
Komplike/kompleks kist, basit kiste göre iç yapısında ek özellikler bulunan kisttir. Komplike kistte yoğun içerik veya ince septalar, kompleks kistte ise solid parça olabilir. Bu ayrım takip ve biyopsi kararını etkiler.
Kronik değişiklikler, raporda eskiye ait kalıcı izleri anlatır. “Sekel bulgular” veya “eski değişiklikler” şeklinde de yazılabilir. Genellikle aktif hastalık olmadığını düşündürür.
Reaktif lenf nodu, enfeksiyon veya inflamasyona yanıt olarak büyümüş lenf bezini ifade eder. Çoğu zaman geçicidir ve iyi huylu özellikler taşır.
Hepatosteatoz, karaciğerde yağlanma bulgusudur. Çoğu zaman yaşam tarzı ve metabolik durumlarla ilişkilidir.
Hepatosteatoz, karaciğer hücrelerinde fazla yağ birikmesiyle oluşan “karaciğer yağlanması”dır. Halk arasında “yağlı karaciğer” olarak da bilinir ve çoğu zaman geri döndürülebilir.
Hiperintens odak, MR’da çevre dokuya göre daha parlak görünen küçük bir alandır. “Yüksek sinyalli odak” olarak da yazılabilir. Çoğu kez kist gibi iyi huylu oluşumları temsil eder.
Hipodens lezyon, BT’de çevre dokuya göre daha koyu görünen “düşük yoğunluklu odak”tır. Raporlarda “düşük densiteli lezyon” veya “hipodens alan” ifadeleriyle de yazılabilir.