Basit kist (Kistik lezyon)
Basit kist, memede içi sıvı dolu, ince duvarlı ve düzgün sınırlı bir keseciktir. Kistik lezyon veya anekoik kist olarak da adlandırılır ve ultrasonla tipik görünüm verir. Genellikle tamamen iyi huyludur.
US modalitesinde raporlarda sık görülen ifadeleri sade bir dille açıklayan rehber.
Basit kist, memede içi sıvı dolu, ince duvarlı ve düzgün sınırlı bir keseciktir. Kistik lezyon veya anekoik kist olarak da adlandırılır ve ultrasonla tipik görünüm verir. Genellikle tamamen iyi huyludur.
Diffüz yağlanma, karaciğerin tamamına yayılmış yağ birikimini anlatır; “diffüz hepatosteatoz” veya “yaygın karaciğer yağlanması” olarak da yazılır. Genellikle metabolik nedenlerle gelişir ve erken dönemde geri döndürülebilir.
Fokal sparing, diffüz yağlanmış karaciğerde yağlanmadan etkilenmemiş, “korunmuş” bir alan bulunmasıdır. “Fokal yağlanmadan muaf alan” olarak da yazılabilir.
Fokal yağlanma, karaciğerin belirli bir bölgesinde yağ birikmesi anlamına gelir. Raporlarda “odaksal yağ infiltrasyonu” veya “fokal steatoz” şeklinde de yazılabilir.
Hepatosteatoz, karaciğerde yağlanma bulgusudur. Çoğu zaman yaşam tarzı ve metabolik durumlarla ilişkilidir.
Hepatosteatoz, karaciğer hücrelerinde fazla yağ birikmesiyle oluşan “karaciğer yağlanması”dır. Halk arasında “yağlı karaciğer” olarak da bilinir ve çoğu zaman geri döndürülebilir.
Hipodens lezyon, BT’de çevre dokuya göre daha koyu görünen “düşük yoğunluklu odak”tır. Raporlarda “düşük densiteli lezyon” veya “hipodens alan” ifadeleriyle de yazılabilir.
“Karaciğer boyutları normal sınırlar içinde” ifadesi, karaciğer büyüklüğünün yaş ve vücut yapısına göre normal olduğunu belirtir. Raporlarda “hepatomegali yok” şeklinde de yazılabilir.
Komplike/kompleks kist, basit kiste göre iç yapısında ek özellikler bulunan kisttir. Komplike kistte yoğun içerik veya ince septalar, kompleks kistte ise solid parça olabilir. Bu ayrım takip ve biyopsi kararını etkiler.
Reaktif lenf nodu, enfeksiyon veya inflamasyona yanıt olarak büyümüş lenf bezini ifade eder. Çoğu zaman geçicidir ve iyi huylu özellikler taşır.
Parankimal atrofi, karaciğerin işlevsel dokusunda küçülme ve hacim kaybı anlamına gelir. Raporlarda “hepatik atrofi” ya da “karaciğer hacminde azalma” şeklinde de belirtilebilir.
Parankimde fibrotik değişiklikler, karaciğer dokusunda skar (fibrozis) oluştuğunu gösterir. Raporlarda “fibrozis bulguları” ya da “kronik parankim hastalığı” şeklinde de yazılabilir.
Plevral efüzyon, akciğeri saran zarlar arasındaki boşlukta sıvı birikmesidir. Halk arasında akciğerde su toplaması denir; raporda pleural effusion veya plevral sıvı olarak geçebilir. Nedene göre önemi değişir.
Portal hipertansiyon bulguları, portal toplardamar sisteminde basınç artışını düşündüren radyolojik işaretlerdir. Raporlarda “portal hipertansiyon lehine bulgular” şeklinde de yazılabilir.
Raporunuz hakkında hızlı ve güvenilir ikinci görüş alın.